Türk savunma sanayisinin lider kuruluşu ASELSAN 2025 yılında elde ettiği tarihi başarıların ardından gözünü 2026 hedeflerine dikti. Şirket Genel Müdürü Ahmet Akyol tarafından yapılan açıklamalara göre yeni yılda öncelik entegre hava savunma sistemi olan Çelik Kubbe projesinin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması olacak. Geçtiğimiz yıl 2 milyar doların üzerinde yeni ihracat sözleşmesine imza atan teknoloji devi uluslararası alandaki etkinliğini artırarak büyümeye devam etmeyi planlıyor.
ASELSAN Çelik Kubbe Sistemi Yurt Sathına Yayılıyor
Ahmet Akyol 2026 yılının bir numaralı gündem maddesinin Çelik Kubbe olduğunu vurguladı. Bu kapsamda sistemin en alçak ve en yüksek katmanlarına yeni yetenekler kazandırılması hedefleniyor. Yapılan planlamalara göre Çelik Kubbe artık tüm yurt sathında daha görünür ve etkin hale gelecek. Kahraman Türk ordusuna daha fazla radar ve hava savunma sistemi sunulurken özellikle sürü dronlar gibi maliyeti düşük ancak tehdit boyutu yüksek unsurlara karşı da yeni çözümler geliştiriliyor. Bu çerçevede Ejderha ve Gökberk gibi yenilikçi silah sistemlerinin sahada aktif rol alması bekleniyor.
Riyad’ta düzenlenen World Defense Show’da, entegre savunma teknolojilerinin geleceğine ilişkin vizyonumuzu paylaştım.
Modern savaşlar artık tekil platformlarla değil, yapay zekâ destekli bütünleşik savunma ekosistemleriyle kazanılacak.
Savunmanın geleceği; sistemlerin,… pic.twitter.com/xqO1EXyzNs
— Ahmet Akyol (@AhmetAkyol) February 9, 2026
İhracatta Tarihi Rekorlar ve Yeni Pazarlar
Şirket 50nci yaşını kutladığı 2025 yılını rekorlarla geride bıraktı. Tarihinde ilk kez 2 milyar dolar barajını aşan yeni ihracat sözleşmesi imzalayan ASELSAN ürünlerini 95 farklı ülkeye ulaştırmayı başardı. Sadece geçtiğimiz yıl 16 farklı ürün için ilk kez yurt dışı satış sözleşmesi yapıldı. Küresel bir şirket hüviyetine kavuşan firma 25 farklı ülkede aktif varlık göstererek Türkiye ekonomisine ve istihdamına ciddi katkılar sağlamaya devam ediyor.
Yerli Çip Üretimi ve Kuantum Teknolojileri
Gelecek vizyonunu sadece konvansiyonel silahlarla sınırlamayan şirket kritik teknolojilere de yatırım yapıyor. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu askeri çiplerin tasarımı ve üretimi konusunda kapasite artışına gidiliyor. 2026 yılı askeri çip teknolojisinde yeni süreçlerin devreye alındığı ve kuantum çip altyapı yatırımlarının arttığı bir yıl olacak. Ayrıca Kızılelma ve Altay tankı gibi milli platformların elektronik kalbi olmaya devam eden şirket savunma sanayisinde dışa bağımlılığı bitirme hedefine emin adımlarla yürüyor.
Peki sizce yerli hava savunma sistemlerinin gelişimi Türkiye’nin bölgesel gücünü nasıl etkiler? Yorumlarınızı bekliyoruz!






